Himalaya Tuzunun Kullanım Şekilleri


84 MİNERALLİ  A  KRİSTAL   TUZUN    KULLANILMASI:
Kristal tuz cam bir kavanoza konur, üzerini kapatacak kadar su eklenir ve bu karışım   erimeyecek  seviyeye   geldiğinde   %26 lık doymuşluğa ulaşır. Bu kristal tuzlu eriyik su=SOLE dir  ve  artık  kullanıma  hazırdır.. A  KRİSTAL tuz + Su = SOLE = SIVI GÜNEŞ  olarak adlanılır. ÇÜNKÜ  256  MİLYON  YIL  önceki temiz denizler  o  dönemin  ekolojik koşullarının etkisi  ile  aşırı Güneş  ışınlarıyla  kurumuş  ve  bu güneş  enerjisini    içinde  hapsetmiştir. 
SOLE Yİ,  TUZ   KULLANMANIZ   GEREKEN  TÜM   GIDALARDA  kullanabilirsiniz.
Ayrıca tuzlukta öğüterek yemeklerinizde de gönül rahatlığı ile  kullanabilirsiniz.

YÜKSEK  TANSİYON  HASTALARININ   KULLANIM  ŞEKLİ:
Günlük tüketmemiz gereken ortalama 2,5lt. (bünyeye göre artabilir) suya ilk hafta        1 çay  kaşığı SOLE =  A  KRİSTAL  TUZ + SU eriyik   katarak  içilecek.  İkinci  hafta     2.5 lt. içeceğiniz suya 2 çay kaşığı SOLE katılır ve düzenli içilmelidir. Vücudumuzun ihtiyacı olan  SU   ve   MİNERALLER  hücreler  tarafından  yeterince  alındığından hücrelerin  kuraklığı giderilecek ve zamanla yüksek tansiyonun  tedavisine yardımcı olur.
A Kristal tuzsuz su içildiğinde vücudun doğal minerallerini  eksilterek,  vücut  hücrelerine   girmeden  süzgeçten  geçer  gibi  vücuttan  çıkıp  gider. Bu  nedenle  kristal  tuzlu su içmeliyiz.

 
DİĞER  SAĞLIK  PROBLEMLERİNDE  ve  SAĞLIKLI  İNSANLARDA  KULLANIM  ŞEKLİ :
Günlük  içmemiz  gereken  2.5 lt.  SUYA  1  ÇORBA  KAŞIĞI  SOLE katılmalıdır. Bu    ENERJİ  ve  YAŞAM  KAYNAĞI  suyu  sabah aç karına, yemeklerden  yarım saat önce ve 1 saat sonra, 1'er bardak  içmelidir. Yemeklerde kesinlikle su içmemeliyiz .
Oysa 84 elementli A KRİSTAL  TUZLU  SU  KÜRÜ  insan  fizyolojisinin birkaç ay gibi kısa sürede kendini toparlamasına, hücrelerin yenilenmesi, onarılması tedavisine   maksimum   seviyede  yardımcı   olur.
A KRİSTALLİ SU KÜRÜNÜ sürekli yapmamız gerekir. Çünkü 84 mineralli  A Kristali  vücudumuz  için gerekli olan mineralleri içerir.

CİLT  GÜZELLİĞİNE  YARDIM  İÇİN  SÜRÜLEREK  KULLANIM  ŞEKLİ:
Cilde sürülerek faydalı olmaya çalışırken İÇME KÜRÜNÜ sürekli uygulamak     lazımdır.
AKNE (sivilce) lerin üzerine %26lık eriyikten(SOLEDEN) karışımından sürün ve kuruduktan sonra günlük kreminizi uygulayın.

SEDEF  VE  EGZAMALARDA  YARDIMCI OLUR:
Her gün  hasta  bölgeye  dayanabileceğiniz oranda bu   A  Kristal Tuzlu  % 26 lik eriyikten(SOLEDEN) sürün. Önce  haftada  2 gün  küvet suyuna 0,5 - 1 kg.    A  Kristal Tuzu  katılarak  20  dakika beklenir. İlk önce kızarıklık ve yanma olabilir. Küre devam edildikçe zamanla iyileştiği ve tamamen yok olduğu görülecektir. İyileşmeye  başladıkça banyo kürü haftada  1 e  indirilmelidir. Bu esnada   A  Kristal Tuzlu su kürünü içmeye kesinlikle devam etmelisiniz.

SİĞİLLERDE   TEDAVİYE  YARDIMCI  OLUR:
Su kürünü içmeye  devam  etmelisiniz. Aynı zamanda    A  Kristal Tuzlu eriyikten(SOLEDEN) her gün  2 kez  sorunlu  bölgeye  sürülmelidir. 

CİLT  LEKELERİ,  ÇİLLER  İÇİN  TEDAVİYE  YARDIMCI OLUR:
İçerek tedavi yanında  %26 lık  eriyikten( SOLEDEN ) çilli   bölgeye   günde  2  kez  sabah akşam komple sürülür ve kuruduğunda günlük kullandığınız nemlendiriciden sürülür. Bu esnada güneşli günlerde yüksek faktörlü güneş kreminizi  muhakkak  sürmelisiniz. Birkaç  ay  sonra  sonuca  inanamayacaksınız.

                                                                                              
DOKTORLAR   VE   BİLİM   ADAMLARININ   GÖRÜŞLERİ:
Günün birinde bugün kapalı alanlardaki sıcaklık ve nemliliği düzenlediğimiz gibi iyon seviyesini de düzenleme ihtiyacında olacağız. (Dr.Krueger) *Eksi iyonlar havanın vitaminleridir. (Dr.E.R.Holiday) *Eksi iyonlar çok acı çeken hastaları sakinleştirdi. (Dr.Komblueh) *Eksi iyonlar yanıkları daha çabuk kurutup daha az yara iziyle daha çabuk iyileştirir. (Dr.Robert McGowan) *Eksi iyonlar hacmi daha fazla daha geniş hücre çekirdeği yaparlar ve oksijeni çekmek ve kullanmak için kapasitemizi geliştirirler. (D.R. Gualaterotti... Milan Üniversitesi) *Iyonlaştırma havada yoluyla taşınan alerjilere duyarlı olanları olumlu yönde etkiler. (Dr. Albert. P. Krueger & Dr. Richard F. Smith (Kaliforniya Üniversitesi )